Birçoğumuz için yazma süreci oldukça sancılı ve stresli. Zaman zaman öz yeterliliğimizi sorguladığımız, mükemmeliyetçilik ağına takılıp kurtulamadığımız, pes etmenin kıyısından döndüğümüz anlar var. Sen de böyle hissediyorsan önce derin bir nefes al ve yalnız olmadığını bil. Sonra da sana çizdiğimiz yol haritasını takip ederek üzerindeki baskıyı kaldırmaya hazır ol!
Öz Eleştiri ve İç Ses
Bilgisayar başına geçer geçmez konuşmaya başlayan, şüpheci iç sesimiz bizi ele geçirebiliyor. Bu iç ses bazen eleştirel bir editör gibi çalışırken bazen kantarın topuzunu kaçırıp gerçek bir zorbaya dönüşebilir. Ancak duyduğumuz sesler çoğunlukla kendimize ait değildir; bizi büyüten ebeveynin, okuldaki öğretmenlerin ya da gelişim dönemindeki arkadaşların zihnimizin derinine kazınan sözleri, bilinç dışı mesajları, bize yansıtılan olumsuz bakış açılarıdır.
Yazar arkadaşım eğer olumsuz konuşan bir iç sesin varsa bahsettiğimiz senaryo içinin sıkılmasına neden olmuş olabilir. Fakat iyi bir haberimiz var. İç sesimizi daha sağlıklı bir yöne çekmemiz ve aşırı acımasız hâle geldiğinde onu susturmamız mümkün. Bunu başarmak için uygulayabileceklerin şöyle:
- İç Sesin Senin Düşüncelerin Değil: İlk olarak iç sesinle arana mesafe koymalısın. İç sesin her zaman gerçekleri söylemiyor, senin düşüncelerini yansıtmıyor ve doğru analizlerde bulunmuyor olabilir. Böyle zamanlarda kendine gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşarak yazdığın metni yeniden gözden geçirebilir, daha önce övgü aldığın içeriklerini okuyabilirsin.
- Aşırı Genellemeler Olumsuz İç Sesin Ürünüdür: Yazarken zihninden genellemeler geçtiğini fark edersen bunun iç sesinin ürünü olduğunu kendine hatırlatmalısın. Örneğin “Yazı çok kötü oluyor.” diye düşünüyorsan olumsuz iç sesin devrededir. Çünkü bir yazının tamamı kötü olamaz, elbette yetersiz noktaları vardır. Ancak her metnin iyi noktaları da bulunur.
- Öz Eleştiriyi Bilinçle Yap: Öz eleştiri yazar için oldukça değerlidir. Ancak başka insanların ortaya çıkardıklarını eleştirirken nasıl adil olmaya ve yapıcı davranmaya çalışıyorsak aynısını kendimize de yapmalıyız. Bir işimizi eleştirirken iç sesimize kapılıp gitmemeli, adaletli bir yaklaşım sergilemeliyiz.
Yazma Cesaretini Zedeleyen Tereddütler
Amerikalı Edebiyatçı Cynthia Ozick “Yazmanın ne olduğunu söylemek gerekirse onu esasen bir cesaret eylemi olarak tanımlamamız gerekir.” der. Ozick’in dediği gibi yazma süreci bazen çok sancılı olabilir ve cesaret gerektirebilir. Bazen eleştirilme korkusu, kimi zaman mükemmel olamama baskısı yazma cesaretine ket vurabilir. Sen de kendini böyle tereddütlü hissediyorsan çözümleri uygulayabilirsin.
Korkularını Belirle ve Üzerine Git
İşe yazarken en çok neden korktuğunu belirleyerek başlayabilirsin. Örneğin seni en çok korkutan yazdığın yazının olumsuz eleştiri alması olabilir. Yazarlar genellikle korkularını bastırmaya ve korkularının anlamsız olduğunu söylemeye yönelimlidir. Fakat duygularımız vardır. Onların ortaya çıkmasına izin verebiliriz ama bizi idare etmelerine göz yumamayız. Yani eleştirilmekten korkmaya devam ederken yazmaya da devam edebiliriz. Böylece zamanla korkularımızın gerçeklik payının zannettiğimizden az olduğunu fark edebiliriz.
Mükemmel Olamayacağına İkna Ol
Sevgili arkadaşım hepimiz her içeriğimiz göz doldursun, mükemmel olsun, okuyan dönüp bir daha okusun isteriz. Maalesef mükemmellik ulaşılması mümkün olmayan bir hedef. Fakat yeterince iyi yazmak, yazdıklarına ve okuyucularına özen göstererek iyi sonuçlar elde etmek hepimiz için mümkün. Sen de bir yazar olarak mükemmel olamayacağını kabullenirsen yazma sürecindeki baskıların büyük çoğunluğu üzerinden kalkacaktır.
İçerik Üreticisi mi Yazar mı Kimlik Çatışmasından Kurtulmak
Bazı insanlar yazarlığın yalnızca sanatsal, etkileyici ve edebî eserler ortaya koymak olduğunu düşünür. Dolayısıyla içerik üreticileri bu kişilerin gözünde yazar statüsünde olmayabilir. Bazen bu yanılgıya içerik yazarları olarak biz de düşeriz, kendimizi yazar olarak adlandırmaktan çekiniriz. Bu da içten içe bir kimlik çatışması yaşamamıza neden olur. Bu çatışma büyürse yazma eyleminin önünde büyük bir engel oluşturabilir.
Aslında bu sıkışma hissini yaşamamıza hiç gerek olmadığını en baştan söylemeliyiz. Yazarlar nasıl belirli kitlelere yönelik anlatma, ifade etme ve aktarma amaçlı yazıyorsa biz de bazı teknikleri ve stratejileri kullanarak kendi hedef kitlemiz için bilgilendirme, dönüşüm ve pazarlama amaçlı yazılar kaleme alıyoruz. Amaç ve yöntem farklı olsa da sonuç olarak özgün metinler ortaya koyuyoruz. Dolayısıyla kendimizi gönül rahatlığıyla yazar olarak tanımlayabiliriz.
Dijital Çağda İçerik Üretmek Neden Bu Kadar Önemli?
Şimdiye dek yazmana engel olabilecek bazı tereddütlere ve olumsuz iç sesin etkilerine değindik. Peki, bu zorlukları aşıp neden içerik üretmelisin? Neden dijital çağda içerik yazmak çok kıymetli? Dilersen bu soruları yanıtlayalım ve seni daha fazla motive edelim.
Görünürlük = Güç: Dijital İçeriğin Etkisi
Öncelikle hepimizin bildiği gibi dijital dünyada güç eşittir görünürlük demek. Dolayısıyla kişisel bir marka yaratmak ve görünürlüğe kavuşmak için içerik üretmelisin. Yazdığın içeriklerle yeteneklerini hedef kitlene gösterebilirsin.
Örneğin kişisel markanı bir içerik yazarı olarak kurmak istiyorsan içerik üretimi üzerine bir blog başlatabilirsin. Bloğun sayesinde insanlar senin yazım şeklin ve bilgi birikimin konusunda fikir sahibi olabilir. Düzenli içerik ürettiğinde içerik yazdırmak isteyen markalar seni kolayca bulabilir ve senin için yeni iş olanakları oluşabilir.
İçerik üretimi kurumsal markalar için de büyük öneme sahiptir. Markaların bilinirliğinin, güvenirliğinin ve müşteri sadakatinin artırılmasında kritik rol oynar. Geleneksel reklamlara göre daha düşük maliyetli olmasına rağmen potansiyel müşteri dönüşüm oranı çok daha yüksektir. Dolayısıyla büyük ya da küçük her marka bir içerik stratejisine ihtiyaç duyar. Bu da içerik yazarlığını önü açık bir meslek hâline getirir.
Arama Motorlarıyla Barışmak
Sevgili arkadaşım içerik üretmenin önemine değindik. Fakat içeriklerimizin etkili olmasını sağlamak için onları arama motorlarının seveceği biçimde üretmemiz şart. Bazı yazarlar “İyi içerik kendi kendini bulur.” fikrine katılsa da aslında bunun bir mit olduğunu söylemeliyiz. Günümüzde her gün milyonlarca içerik üretiliyor, bu yazılardan bazıları doğru hedef kitleye ulaşırken bazıları hiç okunma almadan internetin derinliklerinde kayboluyor.
Bu farkı yaratan, içeriklerin SEO dostu olup olmaması. SEO dostu içerik arama motorları için optimize edilmiş, değerli ve anlaşılır içeriklerdir. Biz de tüm içeriklerimizi SEO’ya uygun hazırlamaya çalışmalıyız.
Her İçeriğin Kendine Ait Bir Değeri Vardır
İçerik yazarları olarak her içeriğimiz tüm okuyuculara hitap etsin, çok sayıda görüntülensin ve yüksek dönüşüm oranları olsun isteriz. Ancak bunun her içerik için mümkün olmayacağını kabul etmemiz gerekir. Her içeriğin kendi özelinde bir değeri vardır.
Örneğin niş içerikler belirli bir hedef kitleye hitap eden, oldukça spesifik ve hedef odaklı içeriklerdir. Bu içeriklerin daha az okunma sayısı olsa da uzun vadede okuyucularda güven oluşturulmasına, markaların düşünce lideri hâline gelerek başvurulan bir kaynak olmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra kalabalıklar arasından sıyrılmaya, görünürlüğün giderek yükselmesine katkıda bulunur.
Kaliteli İçeriğin Ölçüsü: Kime Göre, Ne Kadar?
İçerik dünyasında sık sık kaliteli içerik hakkında konuşulduğunu duyarız. Peki, kaliteyi nasıl değerlendiririz, nasıl kaliteli yazarız? Dilersen gel, cevapları birlikte inceleyelim.
Kaliteyi Tanımlamak: Biçim mi, İçerik mi?
Kaliteli metin dendiğinde birçok yazarın aklında kaliteyi biçimsel mi yoksa içerik olarak mı değerlendirmesi gerektiği konusunda soru işaretleri oluşabilir. Aslında cevap her ikisi de! Kaliteli bir içerik, doğru ve değerli bilgilerin iyi bir anlatım gücüyle okunabilirliği en yüksek biçimde okuyuculara aktarılmasıyla oluşur. Dolayısıyla bir yazar olarak kalite için neyi nasıl anlattığına büyük önem vermelisin.
Hedef Kitlenin Beklentisi Doğrultusunda Yazmak
Biçime ve içeriğe çok dikkat etmek kaliteli bir yazı ortaya koymak için yeterli sayılmaz. Buna ek olarak hedef kitlenin beklentileri doğrultusunda yazmaya da gayret etmelisin. Bunun için hedef kitleni tanımlamalı sonra hedef kitlene dâhil olan bir persona yaratmalısın. Sonrasında o personaya en iyi şekilde hitap edecek tonda ve biçimde yazmayı hedefleyebilirsin. Hedef kitle üzerine daha fazla okuma yapmak için “İçeriğinle Hedef Kitleni Harekete Geçirmenin 7 Yolu” ve “Hedefini 12’den Vurabilirsin! Tabii Hedef Kitlenin Kim Olduğunu ve Nasıl Belirlendiğini Bilirsen” başlıklı yazılarımıza da göz atabilirsin.
Kaliteli içerik konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsan dev bir rehber niteliğindeki “Kaliteli İçerik Nedir? Nasıl Hazırlanır? Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey” isimli yazımızı da inceleyebilirsin.
İçerik Üreticisi Olarak Kendine Güven
İçerik üreticisi olarak yetersizlik hissinden kurtulmanın en iyi yolu kendine güvenmek. Bunu da yazarlıkta öz güven elde etmek ve eleştirilerle başa çıkabilmeyi öğrenmek sağlayabilir.
Yazarlıkta Öz Güven Geliştirmek
Yazarlıkta öz güven geliştirmenin yolu yazmakla ilgili tüm kitapları okumak, tüm podcastleri dinlemek ya da teknik bilgilerin tamamını sindirmekten geçmez. Yazarlığında öz güven kazanmak istiyorsan asıl yapman gereken düzenli yazmak!
İlk yazdığın taslaklar mükemmel olmayabilir, farklı projelerde başta revize alabilir, reddedilmekle başa çıkmak zorunda kalabilirsin. Tüm bunlar esasında yolculuğun farklı adımları. Bu engellere takılı kalmadan yazmaya devam ettikçe ve ortaya metinler çıkarmaya başladıkça yazma güvenin gelecek. Bundan emin olabilirsin.
Eleştiriden Beslenmek
Bir yazar olarak eleştirilerle doğru başa çıkabilmeye başladığında öz güveninin de arttığını fark edeceksin. Bunu yapabilmek için öncelikle eleştirileri gruplamayı öğrenmende fayda var. Eleştiri türleri:
- Yapıcı Eleştiri: İçerikteki zayıf noktaları belirleyen ve metni iyileştirmeye yönelik eyleme geçilebilir geri bildirimlerdir. Örneğin “İkinci alt başlığın daha detaylı ele alınması ve örneklerin artırılması iyi olurdu.” yapıcı bir eleştiridir.
- Yıkıcı Eleştiri: İçeriklerinde neyin daha iyi olacağını belirtmeyen, yalnızca metnin kötülüğüne odaklanan eleştiri türüdür. Örneğin “Bu içerik kötü olmuş.” bir yıkıcı eleştiri türüdür.
Sevgili arkadaşım öncelikle yazarlık kariyerin boyunca bahsettiğimiz gibi eleştirileri birbirinden ayırmalı ve yıkıcı eleştirileri filtrelemeyi öğrenmelisin. Birinci örnekte olduğu gibi biri yazdığın metne direkt kötü diyebilir. Buna mâni olmamız mümkün değil. Fakat o kişi belki metnini okumadı bile! Belki yazında onu tetikleyecek ve hassaslaşmasına neden olacak bir nokta vardı. Bunu bilemeyiz.
Yazar olarak yapıcı eleştirilere odaklanmalısın. Yapıcı eleştiriler seni daha ileriye taşıyabilir. Fark etmediğin çok kritik noktaları fark etmene yardımcı olabilir. Ancak bu noktada her yapıcı görünen eleştiri de doğru olmak zorunda değil. Bunu da unutmamalısın. Her yararlı olabilecek eleştiriyi önce içinde tartmalı, sonra uygun bulursan eleştirilere göre harekete geçmelisin.
Bunların yanı sıra herhangi bir eleştirinin senin yazarlığına ya da kişiliğine yönelik olmadığını anlamalısın. Gelen eleştiri ne olursa olsun, sen görünenden ya da yazdıklarından çok daha fazlasısın!
Değerli İçerik Üretmenin Püf Noktaları
Değerli içerikler üretmek için dikkat edebileceğin püf noktalarına değinelim.
1. Planlama
İyi bir içeriğin öncelikle doğru planlanması gerekir. Böylece konuyla ilgili tüm önemli detaylar yazıda eksiksiz biçimde okuyucuya aktarılabilir. Bu planlamanın da en iyi yolu bir outline hazırlamaktır. Eğer daha önce bir outline hazırlamadıysan konuyla ilgili tüm detaylara “Outline Nedir, Nasıl Hazırlanır? 3 Etkili Örnek” başlıklı yazımızdan ulaşabilirsin.
2. Özgünlük
Özgün içerikler okuyucularda güven oluşturur. Hedef kitleyle kurulan bağı güçlendirir. Arama motorlarında iyi sıralamalara yükselir. Web sitelerinin daha fazla trafik ve dönüşüm almasını sağlar. Tüm bu nedenlerden ötürü özgün metinler ortaya koymak son derece önemlidir. Sen de intihalden kaçınmaya, yazarken kendine özgü fikirlere ve deneyimlere odaklanmaya özen göstermelisin. Farklı kaynaklardan alıntı yaparsan mutlaka referans vermelisin.
3. Tutarlılık
Değerli içeriklerin en önemli özelliklerinden biri de tutarlılıktır. Tutarlılığı sağlamak için metin boyunca bahsettiğimiz unsurların aynı kalmasına dikkat edebilirsin:
- Dil ve ton,
- Üslup,
- Dil bilgisi ve imla kuralları,
- Başlık ve paragraf yapıları,
- Görsellerin birbiriyle uyumu,
- Başlık ve başlık açıklamaları.
4. Okuyucuya Değer Katmak
Senin de bildiğin gibi sevgili arkadaşım, değerli içerikler okuyuculara daha fazla katkıda bulunur. Yani onlara bir konuda çözüm sunar. Fikir, motivasyon, ilham verir ya da bilgilendirir. Sen de içeriklerini bu şekilde hedef odaklı üretmeye özen göstermelisin. Örneğin üzerinde çalıştığın konu “Evcil Hayvan Bakımında Önemli İpuçları” ise gerçekten evcil hayvanların bakım sürecine dair önemli ve faydalı bilgiler vermeli, okuyucularının bu bilgilerle eyleme geçebileceğinden emin olmalısın.
İçeriğin Etkisini Artıran Küçük Dokunuşlar
Bazı küçük dokunuşlarla içeriğinin etkisini artırabilir, daha başarılı içerikler ortaya çıkarabilirsin.
Başlık ve Alt Başlık Kurgusu
Birçok okuyucu bir metni okumaya karar vermeden önce ana başlığa ve alt başlıklara göz gezdirir. İyi yapılandırılmış bir başlık hiyerarşisi hedef kitlenin ilgisini çeker ve onları yazıyı okumaya motive eder. Sen de etkili başlıklar belirlemek için:
- Başlığında hedef kitlenin ilgisini çeken, fayda sağlayan ya da değer sunan ifadelere yer vermelisin.
- Başlıkların merak uyandırıcı ve dikkat çekici olmasını sağlamalısın.
- Başlıklarının spesifik olmasına ve başlığın altında yer alan metni net tanımlamasına dikkat etmelisin.
- Başlığında hedef kitlenin kim olduğunun altını çizmelisin. “İçerik Yazarlığına Başlamak İsteyenler İçin 10 İpucu” başlığını örnek verebiliriz.
- Başlıkların aşırı uzun olmamasına özen göstermelisin.
- Üzerine yazdığın konunun her farklı parçası için yeni bir alt başlık oluşturmalısın.
Konu hakkında daha kapsamlı bilgi edinmek istersen “İçeriklerde Başlık Hiyerarşisi Nedir? Hiyerarşi Nasıl Oluşturulur?” isimli yazımızı da inceleyebilirsin.
Görseller, Paragraflar ve Akıcılık
Başlıkları doğru belirlemek dışında metin hazırlarken dikkat edebileceğin noktalardan da kısaca bahsedelim:
- Görsel Kullanımı: İnsan beyni görsel unsurları yazılı metinden 60.000 kat daha hızlı işler. Bu nedenle de içeriklerde görsel kullandığında okuyucularının daha fazla ilgisini çeker ve içerikle bağ kurma olasılığını artırabilirsin.
- Kısa Paragraflar: Uzun paragraflardan oluşan bir metin çoğu okuyucu için göz korkutucu ve yorucu olabilir. Bunun aksine kısa paragraflar hem kolay okunur hem rahat anlaşılır. Bu nedenle içerik yazarken bahsettiğin her bir fikir için yeni bir paragrafa geçmelisin. Bir paragrafın 3-4 satırı geçmemesine özen göstermelisin.
- Akıcılık: Dünyanın en değerli bilgilerinden oluşan bir içerik hazırlamış olsan bile yazının akıcılığını sağlayamadıysan muhtemelen içeriğin okuyucularından istediğin reaksiyonu almaz. Yazarken akıcılığı artırmak için maddeleme işaretlerinden yararlanabilir, gereksiz kelime ve ifadeleri düzenleme aşamasında yazından çıkarabilirsin. Anlaşılması zor ve uzun cümleler kurmak yerine herkesin kavrayabileceği açık ve net cümleler kullanabilirsin.
Mükemmelliği Kovalamak Yerine Tutarlılığı Seç
Yazar arkadaşım iyi bir içerik yazarı ara ara mükemmel metinler ortaya çıkaran değil, sürekli belli standartta üretim yapanlardır. Dolayısıyla başarının anahtarı tutarlılıktır.
“Her Gün İyi Yazamıyorsan Her Gün Yaz”
Hiçbir yazar her gün iyi yazamaz. Fakat her birimiz için her gün yazmaya devam etmek mümkün. Asıl gelişmeyi de bu içerik üretim disiplini sağlar. Sen de bu disiplini kazanmak için kendine ulaşılabilir bir günlük yazma hedefi belirleyebilirsin. Örneğin her gün 500 kelime yazmak ideal bir başlangıç olabilir. Ancak bu hedefini motivasyonunun düşük olduğu günlerde de gerçekleştirmen çok önemli.
Güvenilir Bir Üretici Olmanın Gücü
Düzenli ve tutarlı biçimde içerik ürettiğinde yavaş yavaş kendine bir kitle oluşturmaya başlarsın. Sen yazmaya devam ettikçe kitlenin sadakati ve büyüklüğü de artar.
Sevgili arkadaşım yeterince iyi bir yazar olma yolculuğunda sana yardımcı olmak için birçok püf noktayı yazımızda paylaştık. Eğer sen de öğrendiklerini uygulamaya geçirmeye hazırsan hemen aramıza katılabilirsin.