“Yazamıyorum çünkü yoruldum.” diyenlerden misin? Cevabın “Evet.” ise doğru yerdesin. Öncelikle yazar masasında zaman zaman hepimizin kriz yaşadığını söylemeliyiz. Bu, yazar yolculuğunun doğal bir süreci olsa da asla alnımızın yazısı değil. Birazdan bahsedeceğimiz uygulamaları hayata geçirerek yazma zorluklarını aşabilir, motivasyonunu yeniden kazanabilirsin.
Sessiz Kriz: Yazar Sorunları Nerede Başlar?
İçerik yazarlığı dışarıdan bakan gözlere keyifli ve konforlu bir iş olarak görünebilir. Oysa yazı dünyasında görünmeyen birçok kaygıdan bahsedebiliriz. Zaman baskısı, verilen emeklere rağmen bekleneni veremeyen içerikler, sürekli güncel kalma kaygısı ve bunların sonucunda gelen motivasyon kaybı… Dilersen gel, yazar sorunlarının detaylarına birlikte inelim ve çözüm yollarını inceleyelim.
Revize Korkusu: Tekrar Yazmanın Zihinsel Yükü
Doğru planlanan revizeler yazıların iyileştirilmesine, hataların düzeltilmesine, içeriğin müşteri hedefleri ve hedef kitle için ideal hâle getirilmesine yardımcı olabilir. Ancak revizelerin sıkça tekrarlanması ya da aynı içerikte birden fazla revize almak yazma motivasyonunu düşürebilir.
Öncelikle bunun son derece normal olduğunun altını çizmeliyiz, yazar arkadaşım. Revize sürecini daha sağlıklı yönetmen için yapabileceğin bazı şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
- Revizyonlar senin üretici olarak başarını göstermez. Bunun içerik üretiminin doğal bir parçası olduğunu kabullenmelisin. Revize almak içeriklerde bir adımı daha tamamlaman gerektiği anlamına gelir.
- Savunmacı iç sesini durdurmalısın! İçeriğine revize geldiğinde iç sesin savunmaya geçebilir, revizeleri haksız bulabilir ya da emeklerinin görülmediğini hissedebilirsin. Ancak bu düşüncelerin uzun vadede sana faydası olmaz. Bunun yerine senden istenen revizelere açık fikirle yaklaşmayı, uygun düzeltmeleri en kısa zamanda tamamlamayı hedeflemende fayda var.
- Bazı durumlarda revizeler yazınla ilgili sorunlardan değil, müşterilerinin isteklerini net biçimde belirlememesinden ötürü de verilebilir. Böyle durumlarda senden istenen düzeltmelerin neler olduğunu net bir şekilde anlamaya azami dikkat göstermelisin. Böylelikle birden fazla revize turundan kaçınabilirsin.
Revizelerle başa çıkmak için daha fazla bilgiye ihtiyacın varsa “Revizeler Korkulu Rüyan Biliyoruz! Revize Almadan İçerik Onaylatmanın Yolları” başlıklı içeriğimiz sana yardımcı olabilir.
Ret Almak: Geri Bildirim Psikolojisini Yönetmek
Serbest bir içerik yazarının en büyük kâbuslarından biri şüphesiz reddedilmek. Ret almak ne kadar zor olsa da deneyim ve beceri düzeyi ne olursa olsun zaman zaman her yazarın başına gelen bir durumdur. Aynı revize almak gibi içerik üretim sürecinin doğal bir parçasıdır. Ret alma sürecini iyi yönetebilmek için bunlara dikkat edebilirsin:
- Bir yazın ret aldığında muhtemelen neden reddedildiğine dair detaylı bir geri bildirim sana sunulur. Sunulmasa bile sen geri bildirim talebinde bulunabilirsin. Bu geri bildirimler seni daha iyi bir yazar olmaya ve gelişmeye yönlendirebilir.
- Ret aldıktan sonra küsüp kabuğuna çekilmek yerine yeni hedefler belirleyerek onları gerçekleştirmeye odaklanabilirsin. Yani revizeyi bir nevi meydan okuma olarak kabul edebilirsin.
- İçeriğinin reddedilmesinin başarılarını gölgelemesine izin vermemelisin. Onaylanmayan içeriğin üzerine düşünmeye başladığında kendine başarılı yazılarını sürekli olarak hatırlatmalı, zihninin seni yanıltmasını engellemelisin.
- Ret aldıktan sonra kendine toparlanmak ve dinlenmek için biraz zaman vermelisin. İçerik üretmeye kısa bir moladan sonra çok daha istekli ve güçlü dönebilirsin.
Ret almak üzerine biraz daha okuma yapmak ve reddedilmeyen içerikler üretmek için “Emek Emek Yazdığın İçerik Reddedildi! 8 Adımda Nedenlerini Açıklıyoruz” isimli yazımızı da gözden geçirebilirsin.
Editörle Etkili İletişim Kurmanın Yolları
Profesyonel bir içerik yazarı olarak editörlerle çalışmak işinin bir parçası. İyi bir editör sana yazınla ilgili yeni bir bakış açısı sunabilir, hatalarını düzeltebilir. Kullandığın bilgileri teyit edebilir ve amacına uygun bir yazı kaleme almana yardımcı olabilir. Kısaca içeriğini bir üst seviyeye taşıyabilir.
Ancak bir editörle çalışmak biz içerik yazarları için her zaman çok kolay olmayabilir. Editörünün yaptığı değişiklikleri her zaman anlamlı bulmayabilir, özgün metninin bozulduğunu düşünebilirsin. Aslında bu sürecin editörler için de sancılı olabileceğini unutmamalısın, yazar arkadaşım.
Editörler de tavsiyelerini sürekli reddeden, tartışmacı ve savunmacı bazı yazarlarla anlaşmakta zorlanabilir, stres yaşayabilir. Peki, editör-yazar ikilisinin ilişkisi bu kadar zorsa ve karmaşıksa nasıl etkili iletişim kurabilirsin? Uygulayabileceğin bazı öneriler:
- Doğru Bir Üslup Belirle: Sevgili arkadaşım, senin de bildiğin gibi iletişim kurarken doğru bir üslup belirlemek etkili iletişimin anahtarıdır. Örneğin editöründen gelen bir revizede yanlışlık olduğunu düşündüğünü farz edelim. Bunu bildirmek için “Yazıya eklememi istediğiniz müze yok, geçen sene kapatılmış! Yoksa ben de eklerdim.” biçiminde öfkeyle yazılan bir mesaj atarsan en baştan ilişkinizi gergin bir zemine taşımış olursun. Bunun yerine “Merhaba, yazıya eklememi tavsiye ettiğiniz müzenin bilgilerini kontrol ettim ve geçen sene kapatıldığını gördüm. Bu yüzden yazıma ekleyemedim.” diyebilirsin. Açık ancak net bir iletişim dili kullanmaya özen göstermelisin.
- Kişisel Algılama: Yazar olarak editörünün yaptığı her şeye katılmayabilirsin. Bu son derece normal. Fakat iyi bir editör, seni üzmek ya da yazını istemediğin hâle getirmek amaçlı değişiklikler yapmaz. Amacı metni ileriye taşımaktır. Yaptığı ya da senden yapmanı istediği değişiklikler de yalnızca bu amacı taşır. Eğer revizeleri anlamakta zorlanıyorsan ya da içine sinmiyorsa nazik bir dille iletişim kurabilirsin.
- Son Teslim Tarihine Dikkat Et: Yazarların teslim tarihlerine uymaması, ilk başta editörleri zora sokar. Bu yüzden önemli bir durumla karşı karşıya olmadıkça söz verdiğin tarihte metinlerini teslim etmeye gayret etmelisin.
Yazı Sıkışması ve Tıkanıklık Anları: Gerçek Çözüm Önerileri
Yazar tıkanıklığı hemen her yazarın dönem dönem yaşadığı oldukça zorlayıcı bir durumdur. Ancak her derdin olduğu gibi yazı sıkışmasının da dermanı var. Sana derman olabilecek bazı uygulamalar:
- Her Gün Yaz: Kulağa biraz çelişkili gelse de yazar tıkanıklığından kurtulmanın yolu yazmaktan geçer. Bunun için her gün ne olursa olsun yazmayı hedeflemelisin. Yazdıklarının mükemmel olması için uğraşmamalı, küçük bir hedefle işe koyulmalısın. Örneğin günlük 200 kelime hedefi iyi bir başlangıç olabilir. Bu konu hakkında Jodi Picoult’un “Kötü bir sayfayı her zaman düzenleyebilirsiniz. Boş bir sayfayı düzenleyemezsiniz.” sözünü de kulağımıza küpe edebiliriz.
- Beklentilerini Düşür: Her gün en iyi performansı sergilemek ve çok iyi yazmak uçuk bir hayalden ibaret. Sen de yazar olarak kendine çok iyi yazmak için eziyet etmemeli, beklentilerini makul düzeye çekmelisin.
- Sevdiğin Konuda Yaz: Yazmakta çok zorlandığında sadece sevdiğin bir şeyi yazmaya çalışabilirsin. Küçük bir öykü kaleme alabilir, birkaç diziden oluşan bir şiir karalayabilirsin. Eğer sevdiğin konularda yazmak bile zorlayıcıysa rastgele yazma tekniğini deneyebilirsin. Örneğin o gün havanın nasıl olduğundan, komşunun kaç ekmekle eve döndüğünden, mahallede kaç tane kedi gördüğünden bahsettiğin bir metin yazabilirsin.
- Serbest Yazmayı Dene: Yazar tıkanıklığını aşmana yardımcı olabilecek bir diğer teknik de serbest yazma. Tekniği uygulamak için sabah uyandığında ya da gece yatarken elini klavyeden ya da kâğıttan hiç kaldırmadan ve hiçbir kurala dikkat etmeden yazmalısın. Mesela başlangıç için hedefin bir sayfa olabilir. Bu teknikle tıkanıklığı aşmanın yanı sıra çok yaratıcı fikirlere de ulaşabilirsin.
Yazar tıkanıklığından kurtulmana yardımcı olabilecek daha detaylı ve farklı teknikler “Yazar Tıkanıklığı: Nedir ve Nasıl Aşılır?” başlıklı yazımı da inceleyebilirsin.
Dijital Yazarların Ekstra Sınavı: Telif, İntihal, Görünmezlik
Serbest bir içerik yazarı olarak yazma sürecinde isteksizliğe yol açan en büyük sebeplerden biri de fikrî mülkiyet sorunları. Emek emek yazdığın içeriğin izinsizce çalınması, kopyalanması ve telif bilincinin olmaması birçok yazar için oldukça yıpratıcı olabilir. Emeğini korumak için yapabileceklerin:
- İçeriklerinin kopyalandığını fark ettiğinde ihlalci tarafa bildirim gönderebilirsin.
- Eğer kendi web sitende içerik yayınlıyorsan her içeriğinin yayın tarihinin sitede görünmesine dikkat edebilirsin. Böylece metni ilk senin yazdığını kanıtlayabilirsin.
- Müşterilerinle yaptığın sözleşmelere dikkat edebilir, yayın hakkının sana mı karşı tarafa mı ait olduğuna bakabilirsin.
- İçeriklerini korumak için kendine e-posta atabilirsin.
- Değerli içeriklerin için telif başvurusunda bulunabilirsin.
Üretken Kalmak İçin Sürdürülebilir Tüyolar
İçerik yazma sürecinde üretken kalmanı sağlayabilecek bazı tüyolardan bahsedelim:
- İhtiyaçlarına uygun bir yazma rutini oluşturmak iş ve özel hayatını dengelemene, düzenli üretim yapmana olanak tanır.
- Ne kadar deneyimli ve profesyonel olursan ol, kendini geliştirmeye odaklanmalısın. Böylece hem yeni beceriler kazanır hem motivasyonunu güçlendirebilirsin.
- Dikkat dağıtıcı etkenlerden uzaklaşmak için kendine özel bir çalışma alanı oluşturabilirsin.
- Pomodoro tekniği gibi verimliliği artıran yöntemleri deneyebilirsin. Geri sayım tekniğini uygulayabilirsin. Örneğin 15 dakikada 100 kelime yazmak iyi bir geri sayım tekniği uygulaması olabilir.
- Büyük küçük her başarını uygun ödüllerle destekleyerek üretkenliğini koruyabilirsin. Örneğin blog içeriğini tamamladıktan sonra 30 dakika yürüyüş yapmak iyi bir ödül olabilir.
Topluluklar, Destek Ağları ve Ortak Dayanışma
Yazar masasında yaşanan krizlerin sebeplerinden biri de yazarlık yolculuğunda yalnız yol almak. Bunun aksine bir yazar topluluğuna dâhil olmak motivasyon kazanmana ve yazar olarak cesaretini güçlendirmene yardımcı olabilir. Deneyimlerini paylaşman diğer yazarların deneyimlerinden ders çıkarman için sana olanak tanıyabilir.
Yazar arkadaşlarından etkili geri bildirimler alarak yazarlığını güçlendirmenin önünü açabilir. Tüm bunların yanı sıra yeni iş fırsatları yakalamanı ve diğer yazarlarla iş birliğiyle projelere dâhil olmanı sağlayabilir. Bir topluluğa ulaşmak için:
- Forumlar,
- Çevrim içi atölyeler,
- Editoryal gruplar,
- İçerikmatik gibi içerik üretim platformlarının topluluk kanalları iyi birer seçim olabilir.
Son Söz: Krizi Fırsata Çevirmek
Sevgili arkadaşım, hayatta olduğu gibi içerik yazarlığında da aşılan her kriz, seni daha iyi bir seviyeye taşır. İçerik üretim sürecinde aldığın revize ya da retler usta bir yazar olman ve büyüme zihniyetini elde etmen için iyi birer fırsattır.
Eğer sen de yazar masası krizlerini aşmaya ve içerik üretmeye hazırsan hemen aramıza katılmalısın!