İşin Mutfağı

Okuyucuyu İçerikte 8 Saniyeden Fazla Tutmanı Sağlayacak Teknikler

Okuyucuyu İçerikte 8 Saniyeden Fazla Tutmanı Sağlayacak Teknikler

Yapılan araştırmalar internette en aktif olan kuşak Z kuşağının ortalama dikkat süresinin 8 saniyeyle sınırlı olduğunu gösteriyor. Bu da demek oluyor ki içerik yazarları olarak okuyucuları yazdıklarımızı okumaya ikna etmek için oldukça sınırlı bir süremiz var. Yani acele etmeliyiz! Peki, nasıl hedef kitlemizi içeriğimizde tutabilir ve onun ilgisinin taze kalmasını sağlayabiliriz? Dilersen gel, hemen uygulayabileceğin birbirinden etkili tekniklere birlikte göz atalım.

1. Merak Uyandır

Senin de çok iyi bildiğin üzere, yazar arkadaşım, okuyucular onlarda merak uyandırmanı bekler. Bunun için ortaya bir soru koyabilirsin. Örneğin “İçerik yazarlığında ustalaşmaya ve aranan bir yazar olmaya hazır mısın?” gibi bir soruyu giriş paragrafında kullanabilirsin. Geçiş bölümlerinde dikkati canlı tutacak sorular sorabilirsin. Örneğin “İçerik yazarı olarak bolca pratik yapmaya ihtiyacınız olduğundan bahsettik. Peki, bunu nasıl yapabilirsiniz? Gelin, birlikte inceleyelim.” cümleleri başarılı bir geçiş oluşturmanı sağlayabilir.

Soru kullanımının yanı sıra okuyucuların duygularına hitap etmek, hikâye anlatımı yapmak ve metnin gerekli yerlerinde harekete geçirici mesajlardan faydalanmak da merak uyandırmaya ve metnin içine girmelerini sağlamaya yardımcı olabilir.

2. İhtiyaçlara Cevap Ver

Okuyucunun bir içeriği okumaya karar vermesi için o yazının ihtiyaçlarına cevap vereceğinden emin olması gerekir. Bu yüzden içeriğin boyunca verdiğin bilgilerin hedef kitlenin sorunlarını nasıl çözebileceğini ve ihtiyaçlarını ne şekilde giderebileceğini net biçimde vurgulamalısın. Onlara net önerilerde bulunmalı, pratik uygulamalar sunmalısın. Herhangi bir beceri kazandırmayı amaçlıyorsan ayrıntıları atlamadan adım adım uygulanabilir bir rehber oluşturmalısın. Örnekler vermeli ve örneklerinle soyut bilgileri somut hâle getirmelisin.

3. Etken Cümleler Kur

İçeriklerini etken cümlelerle oluşturduğunda okuyucuların yazdıklarını daha kolay okur. Etken yazım içerisinde pasif sese göre daha az kelime kullanıldığı ve iletmek istediklerini doğrudan iletmeni sağladığı için daha anlaşılırdır. Ayrıca etken sesle yazmak betimlemeye ve eylemi vurgulamaya da katkıda bulunduğu için verilen bilgiler daha kolay kavranabilir. 

Dolayısıyla etken sesin hâkim olduğu bir içerik kaleme aldığında okuyucularının ilgisini daha uzun süre canlı tutabilir ve onları yazının tamamını okumaya ikna edebilirsin. Konu hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak ve etken cümlelerle yazmak konusunda uzmanlaşmak için “Yazarlığınızı Temel Dil Bilgisi Kurallarıyla Geliştirin: Etken ve Edilgen Ses” isimli içeriğimizi de okuyabilirsin.

4. Okuyucularınla Empati Kurarak Yaz

Okuyucularınla empati kurmaya özen göstererek yazdığın içerikler, hedef kitlene onların sorunlarına, amaçlarına ve isteklerine önem gösterdiğini hissettirir. Kendilerini değerli hissetmelerine katkıda bulunur. Onlarla daha derin bağlar geliştirmene yardımcı olabilir. Daha güçlü bağlarsa okuyucularının yazının tamamını okumaya motive olmasını sağlayabilir. Örneğin “Sağlıklı Kilo Almak” başlıklı bir blog içeriği yazıyorsan bu içeriği okuyan bireylerin kilo almakta zorlandığını ve çözüm yolu araştırdığını aklında tutman önem taşır. 

Mesela “Kilo almak, kilo vermek kadar zor değildir.” şeklinde empatiden uzak bir cümle kilo alma mücadelesi veren biri için çok kırıcı ve gücendirici olabilir. Bu kişi büyük ihtimalle içeriğinin bahsettiğimiz cümleden sonrasını okumak dahi istemez. Ancak bunun yerine “Sağlıklı biçimde kilo almaya çalışmak sanılanın aksine oldukça zorlayıcı olabilir. Fakat her konuda olduğu gibi kilo almak için de azimli adımlar atmak bu zorluğu yenmenizi sağlar.” diyebilirsin.

Böylece kilo almakta güçlük çeken insanlara onları anladığını ve yaşadıkları zorlukların farkında olduğunu gösterebilirsin. Senin de bildiğin gibi, yazar arkadaşım, empatik yaklaşım da okuyucularının uzun süre içeriğinde kalmasını sağlar. Okuyucularınla empati kurarak yazmak için bu noktalara dikkat edebilirsin:

  • Hedef kitlenle empati kurmak için öncelikle onları iyice tanımalısın. Demografik özellikleri, davranışları ve tercihleri neler? Hangi konularda çok zorlanıyorlar? Bu gibi soruların yanıtlarını vermelisin. Hedef kitle konusunda daha geniş bilgi sahibi olmak istersen “Hedefini 12’den Vurabilirsin! Tabii Hedef Kitlenin Kim Olduğunu ve Nasıl Belirlendiğini Bilirsen” ve “İçeriğinle Hedef Kitleni Harekete Geçirmenin 7 Yolu” başlıklı yazılarımızı da inceleyebilirsin.
  • Karşında gerçek bir insan varmış ve her cümleni ona sesli bir şekilde söylüyormuş gibi yazmalısın. Mesela yazı yazarken çok sevdiğin bir arkadaşına yardımcı olmaya çalıştığını hayal edebilirsin.
  • Okuyucularının harekete geçmeden önce karşılaşabileceği sorunları veya sana sunabilecekleri itirazları öngörerek bunları gidermeye özen göstermelisin.
  • Bazı içerik türlerinde okuyucularında empati uyandırmaya da gayret etmelisin. Örneğin bir seyahat blogu yazıyorsan öyle betimlemeler yapmalı ve bilgiler kullanmalısın ki hedef kitlen bahsettiğin lokasyondaymış gibi hissedebilmeli.

5. Özgün Ol

Özgün içerikler kitlelere yeni bakış açıları ve benzersiz içgörüler vadeder. Bireylerde yankı bulur, ilgi çeker ve ilham verir. Birçok kişi özgün olduğunu anladığı içerikleri dikkatle ve ilgiyle okur. Başkalarıyla paylaşır ve ihtiyaç duydukça bu tür metinlere geri döner. Dolayısıyla yazar olarak bir içeriğinin tamamını ilgililere okutmak istiyorsan özgün ve kaliteli içerik oluşturmalısın. Konu hakkında kapsamlı bilgiye ihtiyaç duyuyorsan bir rehber niteliğindeki “Kaliteli İçerik Nedir? Nasıl Hazırlanır? Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey” isimli yazımızı da okuyabilirsin.

6. Olumlu Cümleleri Tercih Et

Okuyucuların içeriklerini okuduklarında yalnızca onlara sunduğun kelimeleri görebilir. Dolayısıyla onlara hitap biçimini yalnızca üslubun aracılığıyla yorumlar. Olumlu, arkadaş canlısı ve samimi bir yazım stilin varsa kendileri içeriklerini okurken daha rahat hissedebilir.

Bunun aksi şekilde olumsuz ifadelerin ve cümlelerin yoğunlukta olduğu bir yazma biçimi tercih ettiğinde okuyucular içeriğinle pozitif bir bağ kuramayıp farklı yazılara yönelebilir. Bu yüzden ne tür bir içerik yazarsan yaz mümkün olduğunca olumlu cümlelerin yoğun olduğu bir metin ortaya koymaya gayret etmelisin.

Örneğin bir internet hizmeti hakkında ürün açıklaması yazdığını düşünelim. İçeriğinde “Yavaş internet bağlantısından nefret ediyor, kendinizi çağ dışında kalmış hissediyorsanız Coco Fiber Net’i tercih edebilirsiniz.” ifadesini kullanabilirsin. Bu noktada olumsuzluğun altını çizmiş ve negatif bir üslup kullanmış olursun. Hedef kitlen sonunda onlara başka bir internet hizmeti önermeni beklemeden saniyeler içinde sorunları vurgulayan içeriğinden kopabilir. 

Oysa bunun yerine “Coco Fiber Net ile ultra hızlı internetin konforunu yaşayın! Geniş altyapı hizmetlerimiz ve ilerici yatırımlarımızla internetteki gelişmelerden anında haberdar olun, aktifliğinizi daima koruyun.” diyebilirsin. Bu sayede olumlu bir dille hedef kitlene sunduğun avantajları aktarabilir, onları tanıttığın ürünle ilgili harekete geçmeye kolaylıkla ikna edebilirsin.

7. Kapsayıcı Ol

Hedef kitlende farklı yaş, etnik köken, kültür, cinsel yönelim veya sosyoekonomik geçmişe sahip birbirinden farklı bireyler bulunabilir. Bu yüzden yazını okuyan her kişiye en iyi şekilde hitap edebilmek için kapsayıcı bir dil benimsemen oldukça önemli. Aksi takdirde belli gruplardaki insanlar, kendilerini ayrıştırılmış ve dışlanmış hissedebilir. Bu etik değerlere sahip bir yazar için olumsuz bir davranış biçimi olmanın yanı sıra hedef kitle tarafından da hoş karşılanmaz ve yazının istenen ilgiyi görmesine engel olabilir. Kapsayıcı bir dil için dikkat etmen gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Olumsuz çağrışımlar uyandıracak kelimelerden, ifadelerden, deyimlerden veya atasözlerinden kaçınmalısın. Örneğin “Kör ölür, badem gözlü olur.” atasözü bazı bireyler için tetikleyici bir ifade olabilir.
  • Özel durumlar için kullanılan uygun terimleri öğrenmelisin. Mesela yürüme zorluğu yaşayan bireyler için “Fiziksel engeli bulunan bireyler” diyebilir fakat sakat, topal gibi yaralayıcı tabirlerden uzak durabilirsin. Ayrıca bayan yerine kadın kelimesini tercih edebilirsin. 
  • Yazarken dilini cinsiyetçi yaklaşımdan da arındırmalısın. Örneğin polis memuru Ahmet derken “erkek polis memuru Ahmet” denmediği gibi sıkça kullanılan “kadın polis memuru Ayşe” ifadesinden de kaçınmaya dikkat edebilirsin. Çünkü bu ifade kadın polis memuru olmanın sıra dışı olduğunu ve özellikle altının çizilmesi gerektiğini hissetmemize yol açabilir.
  • Özellikle sağlık ve psikoloji gibi alanlarda içerik üreten bir yazarsan tanıları değişmez bir gerçeklik olarak sunmamalısın. Örneğin “depresyonlu bireyler” ifadesi bir etiketleme etkisi yaratabilir. Bunun yerine “depresyonla mücadele eden bireyler” veya “hayatının bir döneminde depresyonun üstesinden gelen kişiler” gibi ifadeler tercih edebilirsin.
  • Bahsettiğimiz konuların dışında yaşa yapılan atıflar da ayrımcı bir dilin oluşmasına neden olabilir. Örneğin “tembel yeni nesil Z kuşağı” demek veya “dinozor nesil” gibi ifadeler kullanmak kapsayıcı bir dilden oldukça uzak.

8. Güven Oluştur

Sevgili yazar arkadaşım, senin de takdir edeceğin üzere hiçbirimiz bize güven vermeyen bir yazıyı uzun uzadıya okumak istemeyiz. Yazılanlardan emin olduğumuz ve bizi yanıltmayacağına inandığımız yazılara yöneliriz. Bu yüzden yazar olarak okuyucuları içeriklerimizde tutmak için güven oluşturmaya büyük özen göstermeliyiz. Bunun için yapabileceğin bazı uygulamalar şunlardır:

  • İçeriğini hedef kitlene uygun hazırlamalısın.
  • Yazına uygun tonu seçmelisin. Örneğin hukuk ya da finans gibi bir konuda yazıyorsan ciddi ve bilgilendirici bir ton seçimi idealdir. Yazılarına uygun tona karar vermekte zorlanıyorsan “İçerikte Ton Nasıl Belirlenir? Ton Türlerine Göre 4 Etkili Örnek” adlı içeriğimize de göz gezdirebilirsin.
  • Okurlarına kanıtlar ve bilimsel gerçekler sunabilirsin. Yazılarında referanslara, istatistiklere ve vaka çalışmalarına yer verebilirsin.
  • İçeriklerinde sadece doğru ve kaliteli kaynaklardan yararlanmaya özen gösterebilirsin.
  • Kendi kişisel deneyimlerinden açık yüreklilikle bahsedebilir, hayatından örnekleri paylaşabilirsin.
  • Yazım hatalarını ve tutarsızlıkları önlemek için azami çaba gösterebilirsin.

9. Okunabilirliği Artır

Okunabilirlik kısaca okuyucunun yazılanları kolay okuyabilme düzeyidir. İçeriklerinin okunabilirliği arttıkça hem dönüşüm oranları hem hedef kitlenin içeriğini sonuna kadar okuma olasılığı yükselir. Ayrıca yazını okuyan kişilerin eyleme geçme oranı da artış gösterir. Metinlerinde okunabilirliği iyileştirmek için bunlara dikkat edebilirsin:

  • Kısa cümleler ve paragraflar kullanabilirsin. Çok uzun cümleler ve paragraflar yazdığını fark edersen son okuma aşamasında bunları parçalara bölebilirsin.
  • İçeriklerinde uygun yerlerde maddeleme işaretlerine yer verebilirsin.
  • Kısa ve öz başlıklarla okuyucularını net biçimde yönlendirebilirsin.
  • Kelime seçimini basit tutmaya, jargondan uzak durmaya gayret edebilirsin.

10. Görsellerin Gücünü Kullan

Yalnızca yazılardan oluşan uzun içerikler okuyucular için son derece sıkıcı olabilir. Buna karşın görsel unsurları içeriğinin genelinde kullanmak ilgi uyandırabilir ve web sitesi ziyaretçilerinin içeriğine daha fazla zaman ayırmasına yardımcı olabilir. Yani görseller bir dikkat mıknatısı görevi görebilir. Bunun yanı sıra görseller tek başına hedef kitlene vermek istediğin mesajı da kolayca aktarabilir. Karmaşık ve soyut fikirleri somutlaştırabilir. Vermek istediğin mesajın kalıcılığını artırabilir.

Okuyucularının içeriğine ilgisini taze tutmak ve yazını okutmak için dikkat edebileceğin noktalara detaylıca değindik. Eğer sen de öğrendiğin bilgileri uygulamaya geçirerek fark yaratacak içerikler üretmeye hazırsan zaman kaybetmeden aramıza katılabilirsin!

İçerikmatik
Beğenebileceğin diğer yazılar
Freelance İçerik Yazarları İçin Mükemmel Brief Alma Sanatı
Freelance İçerik Yazarları İçin Mükemmel Brief Alma Sanatı
Mükemmel bir içerik hazırlıyorsun, işi teslim ediyorsun ve sonra gelen o e-posta: "Ufak birkaç revizyon rica edeceğiz." Ama o ufak revizyonlar bir türlü bitmiyor! ...
10 Şubat 2025
Yapay Zekâ Araçlarıyla 7 Adımda Yaratıcılığını Artır
Yapay Zekâ Araçlarıyla 7 Adımda Yaratıcılığını Artır
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim, biz %100 AI ile üretilen içerikler istemiyoruz. Markalarımız genelde insan üretimi içerikler talep ediyor ve biz de bunu briefte yazarlarımıza ...
3 Şubat 2025
Yazar Tıkanıklığı: Nedir ve Nasıl Aşılır?
Yazar Tıkanıklığı: Nedir ve Nasıl Aşılır?
Yazma yolculuğunun herhangi bir döneminde saatlerce düşünmene, kendine zorlamana ve çok fazla çabalamana rağmen yazamadığın oldu mu? Cevabın "Evet." ise yalnız olmadığını söyleyebiliriz. ...
27 Ocak 2025